Ulkeler

Arnavutluk Ülke Rehberi

Anasayfa | Hakkımızda | Nasıl Online Bilet Alırım? | Bilgi Bankası | Bize Ulaşın
Yurtiçi Uçak Bileti Yurtdışı Uçak Bileti Charter Uçak Bileti
Türk Hava Yollari Anadolujet Atlasjet Sunexpress Borajet Onurair Pegasus
Yurtiçi
Yurtdışı
Charter
 
Tiran, Arnavutluk
Fikir Paylaş

Bilgi Bankası

Şehir Rehberi   Ülke Rehberi   Havayolu Firmaları   Kampanyalar   Tavsiyeler   Faydalı Bilgiler   Haberler

Ülke Ara

Arnavutluk Ülke Rehberi
Arnavutluk Ülke Rehberi
 
Arnavutluk Ülke Rehberi
 
Arnavutluk Ülke Rehberi
 
Arnavutluk Ülke Rehberi

Arnavtluk, Balkan Yarımadası`nda bunan bir ülkedir. Komşuları kuzeyde Karadağ, kuzeydoğusunda Kosova, doğusunda Makedonya ve güneyinde Yunanistan`dır. Ayrıca ülkenin batıda Adriyatik Denizi ve güneybatıda İyonya Denizi`ne kıyısı vardır. İyon Denizi ile Adriyatik Denizi arasındaki Otranto Boğazı`nın karşısındaki İtalya`ya uzaklığı 72 km`den (45 mi) daha azdır.

Arnavutluk, Birleşmiş Milletler, NATO, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı, Avrupa Konseyi, Dünya Ticaret Örgütü, İslam Konferansı Örgütü, Karadeniz Ekonomik İşbirliği, Orta Avrupa Serbest Ticaret Anlaşması, Frankfon ve kurucu üye olarak Akdeniz İçin Birlik`e üyedir.

Ocak 2003`ten 28 Nisan 2009`a kadar Avrupa Birliği`ne potansiyel aday olan Arnavutluk, 28 Nisan 2009`da Avrupa Birliği`ne aday olmak için başvuruda bulunmuştur. 
Arnavutluk, parlamenter demokrasiye ve bir geçiş ekonomisine sahiptir. Arnavutluk`un başkenti olan Tiran, ülkedeki 2.6 milyon kişinin yaklaşık 495.000`i burada yaşamaktadır ve aynı zamanda ülkenin ekonomik başkentidir. Serbest piyasa reformları, özellikle enerji ve ulaşım altyapılarının gelişiminde, ülkeye yabancı yatırımların kapısını açmıştır.

Ekonomi

AB’ye tam üyelik hedefleyen Arnavutluk, AB ile İstikrar ve Ortaklık Anlaşması’nın ticarete ilişkin hükümlerini içeren Geçici Anlaşma’yı (Interim Agreement) 1 Aralık 2006 tarihinde, İstikrar ve Ortaklık Anlaşmasını ise 2009 yılında yürürlüğe koymuştur. Ayrıca ülke, 2007 yılı Temmuz ayında yürürlüğe giren ve komşu ülkelerle arasında ticaretin önündeki engellerin kaldırılmasına olanak sağlayan Orta Avrupa Serbest Ticaret Anlaşması (CEFTA)’nın da taraflarından biridir. Böylece, AB ve bölge ekonomileri ile bütünleşme yolunda önemli bir adım atılmıştır. Öte yandan, AB-Arnavutluk ilişkileri kapsamında Arnavutluk’a AB tarafından halihazırda adaylık statüsü (EU candidate status) verilmemiştirÖzelleştirmeler ve kanunlardaki yeni yapılanmaların ilerlemeye katkısı olmasına rağmen eski yapının etkileri nedeniyle sorunlar devam etmektedir. Ekonominin büyümesi uluslararası para kuruluşlarının yardımlarına, yabancı ülkelerde yaşayan Arnavutların gönderdikleri paralara ve inşaat işlerine dayanmaktadır. Nüfusun üçte biri hala, gayri safi millî hasılanın dörtte birini sağlayan  tarım işlerinde çalışmakta ve destekle geçinmektedir. Turizmde de şimdiye kadar bir ilerleme kaydedilmemiştir. Dünya Bankası`nın 2008 yılı raporunda, Arnavutluk nüfusunun %12.4 ü yoksul olarak nitelendirilmiştir. Ortalama aylık gelir 2006 verilerinde 28.322 Lek olarak gözükmektedir. (Yaklaşık 225 Euro) Ülkenin önemli sorunlarından birisi altyapının zayıf olmasıdır. Ana yolların bir çoğunda iyileştirme çalışmaları yapılmasına rağmen yolların çoğu çok kötü durumda. Su, gün içerisinde çok az bir zaman için kısıtlı bir şekilde verilmekte, elektrik kesintileri ise özellikle kış aylarında günlük olağan bir durum arz etmektedir. Bu durum yalnızca yabancı yatırımcıları etkilemekle kalmayıp, yerli işletmelerin de verimli ve az maliyetli iş yapmalarını engellemektedir. Kosloduj`daki Bulgaristan Nükleer santralın 2006 Aralık ayı sonlarında kapatılması, altyapıyı çok daha zor bir hale getirmiştir. Elektriğin neredeyse tümünü sadece Hidroelektrik santrallerden sağlayan Arnavutluk, komşularının çoğunun yaptığı gibi Bulgaristan`dan elektrik ithal etmek zorundaydı. Son yıllarda kış aylarının sert geçmesi, barajların dolmasına yol açtığından, elektrik üretimi giderek düzenli hale gelmektedir. Ayrıca birçok Hidroelektrik Santraller`in ve elektrik şebekelerinin yenilenmesi de bir yandan elektrik üretimini arttırırken, diğer yandan taşımadaki kayıpları aza indirmiştir.

2006 yılındaki gayrisafi millî hasıla 9,1 Milyar USD tutarındadır. Bu 2006 yılında %5`lik bir büyümeyi göstermektedir. (2005: %5,5) Ekonominin büyümesi İnşaat sektörünün gelişmesi ve küçük işletmelerle hizmet sektörünün verimliliği nedeni iledir. Tarım sektörü ve madencilik, enerji krizi nedeni ile yaşadığı kayıplardan dolayı bu büyümeye çok az bir katkıda bulunmuşlardır. Tarım sektörü %20,7 ile eskiden olduğu gibi gayrisafi millî hasıla içerisinde önemli bir yere sahiptir. En büyük pay %46,4 ile hizmet sektöründe olurken, %14,3 ile inşaat sektörü onu takip etmektedir. Sanayini payı %9,7, Taşımacılığın payı ise %8,9 olmuştur. AB’ye tam üyelik hedefleyen Arnavutluk, AB ile İstikrar ve Ortaklık Anlaşması’nın ticarete ilişkin hükümlerini içeren Geçici Anlaşma’yı (Interim Agreement) 1 Aralık 2006 tarihinde, İstikrar ve Ortaklık Anlaşmasını ise 2009 yılında yürürlüğe koymuştur. Ayrıca ülke, 2007 yılı Temmuz ayında yürürlüğe giren ve komşu ülkelerle arasında ticaretin önündeki engellerin kaldırılmasına olanak sağlayan Orta Avrupa Serbest Ticaret Anlaşması (CEFTA)’nın da taraflarından biridir. Böylece, AB ve bölge ekonomileri ile bütünleşme yolunda önemli bir adım atılmıştır. Öte yandan, AB-Arnavutluk ilişkileri kapsamında Arnavutluk’a AB tarafından halihazırda adaylık statüsü (EU candidate status) verilmemiştir.

Kültür

Arnavutluk’ta kültürel açıdan varlığı hissedilen ülkeler arasında Türkiye ön sıralarda yer almakta, nüfusun önemli bir kesimi kendisini Türkiye ve Türk kültürüne yakın hissetmektedir. Bu çerçevede, Tiran’da ve İşkodra’da bulunan Yunus Emre Türk Kültür Merkezlerimizin (YETKM) önemi artmaktadır. Tiran Üniversitesi Türkoloji Bölümü’nün geliştirilmesi, Türkoloji Bölümü ile Tiran TİKA Temsilciliği ve YETKM arasındaki işbirliğinin ilerletilmesi, Türkçe dil kursları ve iki ülke devlet arşiv kurumları arasında sürdürülen işbirliği, Arnavutluk’taki kültür ve dil varlığımıza önemli destekler arasındadır. Arnavutluk mutfağı, Akdeniz ve Balkan mutfaklarının bir sentezi niteliğindedir. Tarihsel arka plan ile sıkı bir bağ içerisinde gelişmiştir. Bu açıdan Yunan, İtalyan ve Osmanlı etkisini görebilmek mümkündür. Arnavut mutfağında ana öğün öğle yemeğidir. Salatalarda domates, salatalık, taze yeşil biber gibi taze sebzeler ile zeytin, zeytin yağı ve tuz sıklıkla kullanılmaktadır. Dıraç, Avonya ve Sarande gibi kıyı kentlerinde ise deniz mahsulleri mutfağı gelişmiştir. Dağlık kesimlerde ise tütsülenmiş et tüketimi fazladır.

Tarih

Antik Tarih 

Arnavutların kökeni olarak Pelasglar görülür. Pelasglar, Avrupa `nın en eski kavimi olarak bilinir. Yunanılar da köklerini Pelasglar’a dayandırır. Pek çok tarihçi, İlliryalılar ve Pelasg`ların Helen kavimlerinden Dorlar ile akraba olduğu ve Helen kültürünün kurucuları oldukları görüşündedir. Arnavutlar, tarihçilerce eski İlliryalıların devamıdır. Antik İllirya bugünkü Dalmaçya sahil bölgesidir (bugünkü Hırvatistan ve Karadağ) ve pek çok Roma İmparatoru bu bölgeden çıkmıştır.

Roma İmparatorluğu`nun kurucu halklarından olan İlliryalılar V. yüzyılda Roma İmparatorluğu`nun Germen, Hun ve Slavlar tarafından saldırıya uğraması ve yıkılması sonucunda 7.-8. yüzyıllardan sonra giderek Slavların eline geçti ve bölge Orta Çağ`dan sonra Hırvatistanve Karadağ olarak anılmaya başlandı. 20. yüzyıl`da da bu bölgede `Güney Slavları` anlamında `Yugoslav` devleti kuruldu.

Arnavutlar, Avrupa`nın en eski halklarından oldukları ve ayrıca millî kimliğini (aidiyetini) dinsel farka dayandırmayan tek Balkan milleti oldukları konusunu özellikle vurgularlar.
Arnavut dili, Hint-Avrupa dil ailesinin özgün bir koludur. Arnavutçada, uzun süre komşu olmaktan ve 1000 yıllık Bizans idaresinden dolayı Yunanca ve Sırpça, 437 yıllık Osmanlı idaresinden dolayı da Türkçe ve Arapça kelimeler mevcuttur. Latin ve Germen dilleriyle de, bilhassa İtalyanca, Fransızca ve Almanca ile benzer yanları çoktur. Yine de Arnavutça kelime haznesi olarak saf bir dildir.

Eski Yunanca ve Etrüskçe`nin de İlirya dili ve Arnavutça ile dolaysız akraba olduğu yönünde linguistik hipotezler mevcuttur.

Ortaçağ

Antik Çağ`da Hıristiyanlığın Arnavutluk`a yayılması çok erken tarihlerde gerçekleşti. Dıraç kenti dünyadaki en eski piskoposluk merkezlerinden biridir. Aziz Pavlus daha 1.yüzyılda İllirya`ya Hıristiyanlığı tanıtmıştı.

325 yılındaki İznik Konsili`nde tüm İllirya Roma idaresine bırakılmıştı. 731 yılında ise Bizans İmparatoru III. Leo Durres Metropollüğü’nü Bizans`a bağladı. 927 yılında Bizans Bulgar Patrikhanesini kabul etmeye mecbur kalınca, Arnavut Kilisesi de Bağımsız Ohri Piskoposluğu`na, dolayısıyla 1. Bulgar İmparatorluğu`na bağlandı. 1018 yılında Bizans bölgeyi geri aldı. 1054 yılındaki Roma ve Bizans Kiliseleri arasındaki büyük bölünme (Schisma), önceleri Arnavut Kilisesi için etki yapmadıysa da, 13. yüzyılda Arnavut Kiliseleri de iki rakip olan Katolik ve Ortodoks yani Roma ve Bizans Kiliseleri arasında ikiye bölündüler. Orta Çağ`da ortaya Arnavut Ortodoks Kilisesi ve Arnavutluk Katolik Kilisesi şeklinde bir bölünme çıktı.

Roma İmparatorluğu`nun kurucu halklarından olan İllirya bölgesi 5. yüzyılda Roma`nın Germen, Hun ve Slavlar tarafından saldırıya uğraması ve yıkılması sonucunda 7.ve 8. yüzyıllardan sonra giderek Slavların eline geçmiş ve bölge Orta Çağ`dan sonra Sırp Krallığı, Hırvatistan ve Karadağ olarak anılmaya başlanmıştır. 20. yüzyılda da bu bölgede `Güney Slavları` anlamında `Yugoslavya` devleti kurulmuştur. Ancak Arnavutlar bu bölgede her zaman hak iddia etmişlerdir.

Ortaçağ`da bölgenin tam Doğu ve Batı Roma İmparatorluklarının sınırında bulunması nedeniyle Arnavutlar VI. yüzyıldan sonra Slavlaşma tehlikesine karşı, batının en güçlü şehri olan Venedik`in himayesine girerek Katolikliği tercih etmişler ama daha doğuda kalan Kosova ve bugünkü Sırbistan bölgeleri hızla Slav asimilasyonuna ve Ortodokslaşmaya girmiştir.

Doğu Roma`nın 13. yüzyıldan sonra yıkılma sürecine girmesi sonucu doğudan gelen Osmanlılar, 15. yüzyılda bölgeyi ele geçirmişler, Arnavutların ulusal kahramanları Gjergj Kastrioti`nin (İskender Bey) önderliğinde 40 yıldan fazla süren direnişini kırıp bölgeyi 1478`de ele geçirmişlerdir. Bu gelişmeler, yüzbinlerce Arnavut`un İtalya ve özellikle Sicilya ve Kalabriya bölgelerine göç etmesine yol açmıştır. İtalya Arnavutları, `Arberesh` adıyla anılmaktadır.

1054`deki Doğu-Batı/Ortodoks-Katolik Kiliselerinin birbirlerinden tamamen ayrılmaları , Arnavutluk`ta önceleri büyük etki yapmadı. İki kilise birbirlerine rekabet oluşturmadan yan yana bir arada var oldular. Ancak 12. yüzyıldan sonra Bar`da Benedikt Manastırının kurulmasıyla Roma`nın ve Katolik Kilsesinin etkisi Arnavutluğun kuzeyinde arttı. Durres`te ise Ortodoks Kilisesi daha hakimdi. 

Arnavutluk`ta 13. yüzyılda Katolik - Ortodoks ayrışımı daha da belirginleşti. Ülkenin güneyi tartışmasız Ortodoksluğun hakimiyetindeydi. Arnavutluk kıyıları bu dönem Normanların saldırısına uğradı.

Ortaçağ`da Arnavutlar genelde Arber adıyla anılıyorlardı. Bu aynı zamanda 12. yüzyıl sonunda Kruja Kalesi bölgesinde oluşmuş olan Arbanon Krallığı`nda yaşayan halkın da adıydı. Bu Katolik krallık, Ortodoks Kilisesine bağlı olan Kruja yönetiminden ayrılarak oluşmuştu.

1204 yılından sonra Arnavutluk önce Epir Despotluğu`na, 1230 yılında 2. Bulgar İmparatorluğu`nun eline geçti. Ancak Bulgarlar, Bizanslılar tarafından bölgeden 1246`da atıldı ve Bizans`ın vesayetinde Epir Despotluğu yeniden kuruldu. Bu dönemde Dıraç kenti, sık sık İki Sicilya Krallığı`nın işgaline uğradı. Sırplar 1280`in ilk yarısında İşkodra`yı ele geçirdiler.

Arnavut Katolik Kilisesi, 1342-1355 arasındaki Sırp Çarı Stefan Dushan`ın hakimiyetini zarar görmeden atlattı. Sırp Çarı`nın ölmesi ve Sırp Krallığı`nın dağılmasının ardından soylu Arnavut sülalesi ŞAR, Zeta bölgesi ve Arnavutluk`un kuzeyinde iktidarı ele geçirdi. Ballsha`lar 1368`de Ortodoksluk`tan Roma-Katolik Kilisesine geçtiler. Lezha Piskoposluğu’nun kurulması da bu dönemde gerçekleşti.

Osmanlı Devri

Osmanlı Türkleri 14. yüzyıldan itibaren Anadolu ve Balkan Yarımadası`na akınlar yapmaya başladılar. 15. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu, Balkan Yarımadası`nın büyük bölümü ile birlikte bugünkü Arnavutluk topraklarını da ele geçirdi.

Katolik olan Arnavutluk`un kuzeyini Kastrioti Skanderbeg`in ölümünden sonra Osmanlıların ele geçirmesi on yıl dahi sürmedi. 1479`da Venedik Devleti Osmanlılarla barış anlaşması yaparak İşkodra ve Lezha`yı Osmanlılara bıraktı. Piskoposluk merkezi olan Durres de 1501`de Osmanlı`nın eline geçti. Bundan sonra Katolik Arnavutların çoğunluğu fiilen İslam hakimiyeti altında yaşadılar. Osmanlıların hakimiyeti önceleri sadece sahil bölgelerindeydi.  Mirdita, Dukagjin ve Malesia e Madhe boylarının bölgelerine İslam hakimiyeti giremedi. Bu bölgelerde 1490 - 1550 arasında Osmanli hakimiyetine karşı pek çok isyan oldu. İskender Bey`in ölümünden sonra direnişi Lek Dukagjin, Muzaka ve Thopia aileleri sürdürdü.
Çok uzun süren ve tam olarak hiç bitmeyen Arnavut direnişinin Osmanlılarca kırılmasından sonra 15. ve 16. yüzyıllarda yarım milyon civarında islamlaşmak istemeyen Arnavut İtalya`ya kaçmak zorunda kaldı.

Arnavutluk`un Osmanlılarca fethinden sonra İslam dini, Arnavutlar`a üçüncü bir din olarak katıldı. 17. yüzyıldan sonra diğer Balkan milletleri gibi Arnavutlar da Müslümanlaştılar. Ancak Arnavutlar Müslümanlaşınca, Rumlar, Gürcüler, Çerkezler, Lazlar vb. gibi Türkleşmeyip, Arnavut kültürünü ve soylarını inatla korudular ve İstanbul Saray Yönetiminde Sadrazamlık, Paşalık, Valide Sultanlık gibi pek çok mevkiyi 17.yüzyıl`dan sonra diğer sayısız etnik gruba rağmen ellerine geçirdiler. Bu sayede hem pozisyonlarını güçlendirdiler, hem de kendileri için asimilasyonu büyük beceri ile en alt düzeyde tuttular. Osmanlıların Arnavutluk Katolik Kilisesine karşı politika sürdürmelerine karşın, Arnavut Ortodoks Kilisesi herhangi bir baskı görmedi, ayrıca 17. yüzyıl`dan sonra bir kalkınma ve gelişim yaşadı. Osmanlı`nın son döneminde ülkenin kuzeyi İşkodra, merkezi Manastır ve güneyi Yanya Vilayetinin sınırları içderisindeydi. 1. Balkan Savaşı`nda ülke Karadağ, Sırbistan ve Yunanistan`ın işgaline uğradı ve yağmalandı. İtalya ve Avusturya Macaristan`ın araya girmesiyle Arnavutluk Krallığı kuruldu. 1. Dünya Savaşında Karadağ, Avusturya Macaristan, Yunanistan ve İtalya`nın savaş alanı oldu.

Din

Ülkenin %70`ini Müslümanlar, %30`unu Hıristiyanlar oluşturur. Ülkede, Ortodoks mezhebi Katolikliğe nazaran daha baskındır. Ortodoks mezhebinden olanlar 500 bini aşarken Katolik nüfusu tahmini olarak 300 bin civarındadır. Enver Hoca döneminde bütün kilise ve camiler kapatılmış ve Arnavutluk, 1967 yılında resmi olarak dünyadaki ilk ateist devlet olmuştur. Ancak, 1990`ların başlarında dini anlamda özgürlükler tekrar geri gelmiştir.

Dil

Ülkede konuşulan dil Arnavutça’dır. Arnavutça (Arnavut dili Hint-Avrupa dil ailesinin farklı bir dalını temsil etmektedir). Günümüz Arnavut diline uygun olarak yazılmış ilk belge 1462 yılına rastlamaktadır. İlk edebi eser ünlü dilbilimci Gjon Buzuku’ya ait “Meshari” olup 1555 yılında basılmıştır. Bu tarihten itibaren Arnavut dili iki ana şivede gelişme göstermiştir. Bunlar; “Gegerisht” (Arnavutluğun kuzeyinde konuşulan) ve “Toskerisht” (Arnavutluğun güneyinde konuşulan) şiveleridir. 1908 Manastır Ulusal Kongresi’nde Arnavut alfabesinin 36 harften oluşması ve Latin alfabesinin kullanılması kararlaştırılmıştır. Arnavutça (konuşma ve yazı dili) aynı zamanda Kosova’da,Karadağ’da, Sırbistan ve Makedonya’da yaşayan Arnavutlar tarafından kullanılmaktadır.

Arnavutluk Ülke Rehberi ile Alakalı Yazılar

Osetya Ülke Rehberi
Osetya Ülke Rehberi
Kafkas sıradağlarının kuzey ve güney yamaçlarına yayılmış dağlık bir bölge olan Osetya, kuzeyde Stavropol Kray (Rusya Federasyon), doğuda Çeçen ve İnguş Cumhuriyetleri, batıda Kabartay-Balkar Cunhuriyeti ve güneyde de Gürcistan`la komşudur. Tarihsel ve kültürel olarak hemen hemen bütünlük arz eden tek bir ülke olan Osetya, Büyük Kafkaslar`ın ikiye böldüğü iki parçadan oluşur: Kuzey Osetya ve Güney Osetya.
Türkmenistan Ülke Rehberi
Türkmenistan Ülke Rehberi
Orta Asya ülkelerinden olan Türkmenistan güneyden İran, batıdan Hazar denizi, kuzeyden Kazakistan, kuzeydoğudan Özbekistan, güneydoğudan Afganistan`la çevrilidir. Türkmenistan kurak bir iklime sahiptir. Yazları sıcaklık 50 dereceye kadar çıkarken, kışları ise -25 dereceye kadar düşmektedir. 1991 yılında Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından bağımsızlıklarını ilan eden Türkmenler, günümüzdeki 7 Türk Devleti’nden biridir ve TÜRKSOY’un üyesidir.

Haritada Arnavutluk

arabul.com
Yurtiçi Uçak Bileti Yurtdışı Uçak Bileti Charter Uçak Bileti
Anasayfa
Hakkımızda
Bilgi Bankası
İletişim Bilgileri
Turizm ve Ulaşım
Bu site bir İkia Turizm Ltd. Şti. kuruluşudur. İçerik veya görseller izin alınmadan kullanılmaz. © Copyright 2008 - 2014.
Yetkili acente İKİA Turizm 'dir. Sistem alt yapısı İpek TR / BiletAll tarafından kurulmuştur. Havayolları bilgi ve rezervasyon kaynağı İpek TR / BiletAll' dır. Kullanım Koşulları - Gizlilik Politikamız - İptal İade Şartları